İnsan uygarlığının İber yarımadasındaki tarihi günümüzden 35.000 yıl kadar önceye uzanmaktadır. Bu dönem boyunca İber yarımadası Keltler, Kartacalılar, Fenikeliler, Yunanlar dahil birçok kavim tarafından istilaya uğramıştır. MÖ 2. yüzyıldaki İspanya ise Roma İmparatorluğu’nun bir parçası durumundadır. O zamanki adı ile Hispania, maddi ve insan kaynakları açısından zenginliği nedeniyle İmparatorluğun önemli bölgelerinden biri haline gelmiştir. Öte yandan dönemin ortak dilinin (Romanizasyon sürecinin önemli bir faktörü olan Latince olmasına rağmen, Roma Hispanyası sakinleri bu ortak bir dil kullanımının avantajlarından istifade etmeye devam etmiş ama kendi dillerini de günlük hayatlarında kullanmayı sürdürmüştür. Aslen İspanyolca veya Kastilya dili özellikle Vulgar Latince’den, yani Latince’nin sözlü versiyonundan gelmektedir. Bu sebeple de klasik Latince’den uzaktır ve sokaktaki ve evlerdeki günlük yaşamın daha tipik bir örneğini teşkil eder. Bu süreçte her ne kadar yüzyıllardır bilginin dili olarak bilinse de, 2. yüzyıldan itibaren parçalanmaya başlayan imparatorluk dili de yerini yerel dillere bırakmaya başlamış, 5. yüzyılda (Roma İmparatorluğu’nun yıkılış tarihi) aslen Kastilya kökenli olan bu dil, Latince’nin farklı deformasyonlarından biri olmasına ragmen neredeyse tüm Orta Çağ boyunca Yarımada’ya yayılmıştır. Bahsi geçen Kastilya lehçesine dayanan bu günümüz İspanyolcasına yakın dilden bahsetmek gerekirse, bu dilin temelinin 1200 yılında Alfonso X’in babası Ferdinand III’ün Kastilya dilini Kastilya krallığının dili olarak resmileştirilmesi ile atıldığını belirtmek mümkündür. Zira, bu hüküm sayesinde, metinlerin yalnızca Latince değil, o zamana kadar halk içinde baskın bir dil olan Kastilya dilinde de yazılmaya başlaması sağlanmış, halk konuştuğu dili yazı ile de pekiştirebilme olanağı elde etmiştir. Alfonso X, babasının başlattığı işi büyük ölçüde geliştirmiş ve onun zamanında İslami ve Yahudi literatürüne dair eserleri İspanyolca tercüme ettirmek maksadıyla Toledo Çevirmenler Okulu (Escuela de Traductores de Toledo) açılmıştır. İçerisinde çok sayıda bilim adamı burada önemli eserleri çoğunlukla latinceye tercüme etse de ancak orijinal eserler bir taraftan İspanyolca da yazılmıştır.
Alfonso X sonrası İspanya ve İspanyolca tarihindeki önemli bir diğer dönem ise Katolik Krallar idaresi altında 1492 yılında tamamlanan Reconquista (Yeniden Fetih) hareketidir. Reconquista esasen 718 yılında başlatılan ve yaklaşık sekiz asır boyunca devam eden, 1492 yılında da son Endülüs devletinin yıkılmasıyla sonlanan bir hareketin genel adıdır. Bu hareket ile 8. yüzyıldan itibaren yarımadanın büyük bir bölümünü fetheden Müslümanlar hakimiyetlerini kaybetmeye başlamış ve yavaş yavaş İber yarımadasından çekilerek yerini Katolik Krallar idaresindeki yöneticilere bırakmışlardır. Bu süreçte Arapça ve İspanyolca bölge dilleri olarak kullanılagelmiş ve yine Arap dilinin yüzyıllar süren etkisi neticesinde İspanyolca üzerindeki önemli değişimler meydana gelmiştir.
Aşağıda İspanyolca’da yer alan Arapça kökenli 4000’den fazla kelimeden yalnızca bir kaç örnek yer almakta olup, ne kadar büyük bir etki olduğunu anlayabilmeniz için verilmiştir:
Tarım: aceña, acequia, aceite, acelga, alcachofa, alfolí, algarrobo, algodón, alhelí, aljibe, almiar, alquería, altramuz, alubia, azafrán, azahar, azúcar, azud, berenjena, noria, zanahoria.
Astronomi: aldebarán, auge, cenit, nadir.
İnşaat: adobe, ajimez, ajuar, alarife, albañal, albañil, alcantarilla, alcoba, alcuza, aldaba, aldea, alféizar, alfombra, almirez, almohada, arrabal, azotea, azulejo, barrio, jofaina, rincón, tabique, tarima, zaguán.
Ticaret: aduana, alhóndiga, almacén, almoneda, arancel, arroba, azumbre, cahíz, fanega, quintal, tarifa, zoco.
Eczacılık ve Kimya: alambique, álcali, alcohol, alquermes, jarabe, redoma.
Savaş: acémila, acicate, adalid, alcazaba, alcázar, alfanje, alférez, almena, jineta, rebato, tambor, zaga.
Kamu Kurumları: albacea, alcalde, alguacil, alcabala.
Müzik Aletleri: adufe, ajabeba, albogue, añafil, atambor, guzla, laúd, rabel.
Matematik: álgebra, cifra, guarismo.
Meslekler: alarife, albañil, albéitar, alfarero, alfageme, alfayate.
Giyim: albornoz, aljuba, babucha, jubón, zaragüelles.
Tekrar kaldığımız yerden Katolik Krallara ve 1492 senesine geri döndüğümüzde (ki bu aynı zamanda Amerika’nın keşfedildiği yıldır), bu dönem İspanyolca’nın ilk dilbisi kitabı olarak kabul edilen Gramática del Castellano adlı eserin yayın yılıdır. Böylece İspanyolca’yı krallıklarının resmi dili olarak benimseyen Isabel ve Ferdinand ile birlikte Arapların fethettiği topraklar geri alınırken, İspanyolca da yarımada boyunca yayılmayı sürdürmeyi başarmıştır.
Nihayet Kastilya dilinin evrimi, 15. yüzyılda net coğrafi boyutlar kazanmış, Katolik Krallar’ın çalışmaları ile, Reconquista sonrası farklı bölgelerde siyasi, dini, ekonomik ve aynı zamanda dilsel birleşimler teşvik edilmiştir. Zira 1492’de Granada’nın teslim alınması ve bu suretle yarımadanın birleşmesi, İspanya tarihinin esasen en önemli dönüm noktalarından birini teşkil etmektedir. Zira bu dönemde Kastilya ve Aragon olmak üzere iki krallığın fikir birliği etmesi ve Kastilya dilini krallığın resmi dili ilan etmesi önemli bir rol oynamıştır diyebiliriz.
Zaten prestijli bir dil olan İspanyolca, Galiçyaca veya Aragonca gibi diğer yarımada dillerine kıyasla zemin kazanmayı sürdürmüş, her ne kadar Latince kültürün dili olmaya devam etse de, genel olarak halkın günlük dili haline gelmişti. Reconquista sonrası büyüyen ve genişleyen İspanyol İmparatorluğu dilini de gittiği bölgelere yaymayı sürdürmüş Nueva España, Perú, Nueva Granada, Río de la Plata gibi yoğun nüfuslu bölgelerin yanı sıra Guam ve Marianas Adaları’na dek kullanılmaya başlamıştı. 16. yüzyılda İspanyolca’nın dilsel evrimi, “dilin maksimum evrensellik derecesi” olarak bilinen bir dönemden geçmiş ve artık Kastilya edebiyatının büyük klasiklerinin ortaya zamanı gelmiştir. Bu dönemdeki en önemli yazarlar ise, San Juan de la Cruz, Garcilaso de la Vega, Cervantes, Lope de Vega, Góngora ve Quevedo’dur.
18. yüzyıla gelindiğinde, özellikle 1713’te kurulan Real Academia Española’nın etkisi altında dilbilgisi çalışmalarına ağırlık verilmiş, ardından Asociación de Academias de la Lengua española (ASALE) ile artık İspanyolca günümüzün İngilizce’den sonra en çok kullanılan iletişim dili haline gelmiştir.
Son yorumlar